Sitemizden daha iyi faydalanmak için giriş yapın.Eger kayıtlı degilseniz kayıt olun...

    KADIN HASTALIKLARI VE SORUNLARI

    Paylaş
    avatar
    konyali042

    Mesaj Sayısı : 128
    Yaş : 25
    Nerden : konya
    Rep puanı : 0
    Points : 1000
    Kayıt tarihi : 03/09/08

    Puanlar
    Puan grafigi. Puan grafigi.:
    100/100  (100/100)

    KADIN HASTALIKLARI VE SORUNLARI

    Mesaj tarafından konyali042 Bir Perş. Eyl. 04, 2008 4:32 pm

    Adet Gecikmesi Hamile misiniz?
    _________________________________________________
    Adet kanamasının beklenen tarihte gelmemesidir. Fizyolojik olarak gebelikte, emzirme periyodunda ve menopozda adet kanamasının gelmemesi normaldir.Normal adet gören bir kadında adet kanamasının gecikmesi durumunda gebelik ihtimali gözden geçirilmelidir. Adeti gecikmiş olan kadının gebe olmadığı ispatlandıktan sonra adet gecikmesine neden olabilecek diğer faktörler araştırılır.

    Adet gecikmesinin bir çok nedeni olabilir. Hormonal faktörler, üreme organları ile ilgili hastalıklar, stres gibi yaşam koşulları, ağır egzersiz veya aşırı kilo alıp verme adet gecikmesine neden olabilir.

    Adet kanaması vücutta bulunan işlevleri birbirinden farklı hormon salgılayan bir çok salgı bezinin uyum içinde çalışması sonucunda olur. Sonuç olarak bu salgı bezlerindeki herhangi bir düzensizlik kendisini adet gecikmesi ile belli edebilir. Tiroid bezinin fazla veya az çalışması, prolaktin hormonu yüksekliğine neden olan hipofiz bezi hastalıklarında ilk yakınma adet gecikmesidir.

    Adet kanaması rahim içi zarının dökülmesidir. Adet kanaması için rahim içi zarının yeterli kalınlığa ulaşması gereklidir. Daha önceden geçirilmiş rahim içi girişimler ve özellikle de kürtaj işlemi rahim içi dokuyu zedeleyebilir. Böyle durumlarda da daha sonraki dönemde adet kanaması olmayabilir.

    Ağır fiziksel egzersizler yapan kadınlarda adet gecikmesi sıklıkla izlenir. Bu duruma en iyi örnek sporcular ve balerinlerdir.

    Yoğun stres, ağır diyet sonrası belirgin kilo verme veya çevre değişiklikleri de hormonal dengesizliklere ve adet gecikmelerine neden olabilir

    Polikistik over sendromunda da ilk adetten bu yana adet gecikmeleri vardır. Bu hastalıkta adet gecikmelerini takiben oluşan yoğun ve düzensiz kanamalar vardır.

    Adet gecikmesi olan normal üreme çağındaki bir hastada ilk yapılması gereken şey gebelik testidir. Gebelik olmadığı tespit edildikten sonra adet gecikmesine neden olan durumla ilgili ayrıntılı muayene ve laboratuar tetkikleri yapılır.

    Ultrason yapılarak rahimin pozisyonu adet kanamasını sağlayan rahim iç zarının kalınlığı yeterli mi ? tespit edilir. Daha sonra laboratuar analizi ile çeşitli salgı bezlerinden salgılanan hormon düzeyleri tespit edilir. Herhangi bir hormon bozukluğu saptanmışsa ona yönelik tedavi düzenlenir.

    Hormon bozukluklarından biri de hipofizden salgılanan prolaktin hormonunun yüksekliğidir. Normalde bu hormon emzirme döneminde salgılanmaktadır. Hiperprolaktinemisi olan kadınlarda adet gecikmesi ve göğüslerden süt gelmesi yakınması vardır. Prolaktin yüksekse hipofiz bezi beyin tomografisi gibi yöntemlerle görüntülenmeli, hipofizde adenom ( iyi huylu bir tümör) olup, olmadığı araştırmalıdır.

    Çoğu durumda adet gecikmesine neden olan bariz bir hastalık yoktur. Böyle durumlarda da kadının adet görmesini sağlayacak ve kendisi için gerekli hormon desteğini sağlayan ilaçları kullanması önerilmektedir.
    ___________________________________________________________________________________________________
    Rahİm AĞzi Yaralari (servİsİtler)
    _____________________________
    Halk arasında rahim ağzında yara olarak bilinen "servisit" en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden birisidir. Genel anlamı ile servisit rahim ağzı dokusunun iltihabıdır. Sıklıkla bir enfeksiyona bağlıdır, ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası da ortaya çıkabilir.

    Kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde bu hastalığa yakalanır. Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisit için uygun bir adaydır.

    Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına servisit bulunabilir.

    Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur. Genelde başka bir nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile fark edilir.

    Belirtiler
    Servisitin ilk belirtisi adet kanamasının bitişini takip eden dönemde ortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, ilişki sonrasında kanama, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur.

    Hafif vakalarda herhangi bir bulgu olamayabilir ancak olay ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya çıkar.

    Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus (serviks salgısı) yapısını kötüleştirerek spermlerin servikal kanala girişini bozabilir ve bu şekilde kısırlığa yol açabilir.

    Kısırlık tedavisinin ilk aşaması serviks ve vajendeki enfeksiyonların düzgün şekilde giderilmesidir.

    Servisiti olan kadın gebe kalırsa da düşük ve erken doğum riskleri vardır. Ayrıca bu tür annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası akciğer ve göz enfeksiyonları da normalden daha fazla görülür.

    Tanı
    Yalnızca bir jinekolojik mauyene bile önemli derecede fikir vericidir. Servikste en sık karşılaşılan problemler; Servisit ve Servikal "ektoprion" denilen iç epitelin dışa taşınması durumlarıdır



    Servisit, yani serviksin iltihabı, vücudun normal çalışan savunma mekanizmalarının bir sonucu gelişir.

    Herhangi bir dokuda yaralanma, irritasyon ya da enfeksiyon olduğunda beyaz kan hücreleri yani akyuvarlar o bölgeye göç ederler ve bu bölgedeki kan akımı artar. Bu olay serviskte olduğunda, normalde açık pembe olan serviks kızarır ve şişer. Bu durum muayenede yara şeklinde görülebilir.

    Servisit tanısı genelde jinekolojik muayene ile konsa da tanıdan emin olmak ve kesin tanı koyabilmek için bazı ek tetkikler gerekebilir.

    Serviksteki lezyonları tanımak çok önemlidir. Nitekim bazan Serviks kanseri de özellikle erken evrede servikal yaralar ile karıştırılabilmektedir.

    Servisit Tanısında Kullanılan Testler

    Smear

    Servikal enfeksiyonu ve erken dönem serviks kanserinin taramasında kullanılır.

    Smear her kadının yılda bir defa yaptırması gerek son derece basit ancak bir o kadar da önemli bir testtir. Muayene sırasında, rahim ağzı salgısından ince bir fırça ile sürüntünün alınıp bir cam üzerine yayılarak patolojik incelemenin yapılması işlemlerini içerir. Son derecede ağrısız ve basit bir işlemdir.


    Biopsi
    Eğer rahim ağzı ileri derecede anormal görünüyor ise lokal anestezi altında şüpheli alanlardan serviks biopsisi (parça alımı) yapılabilir.

    Eğer tek bir alan belirlenemiyorsa saat 3,6,9 ve 12 hizalarından biopsi alınır ve patolojik incelemeye gönderilir.

    KolposkopiRahim ağzının ve vajenin ışık altında büyütece benzer bir optik alet yardımı ile incelenmesidir.

    Şüpheli alanları daha kolay ortaya çıkarmak için kolposkopi öncesi rahim ağzı bir takım kimyasal maddeler ile silinir ve daha sonra boyanır. Dokunun boya tutmadaki farklılıklarına göre biopsi alınacak yer tespit edilir.

    Kolposkopi ile rahim ağzındaki kılcal damarların yapıları da değerlendirilir ve anormal damarlanma olup olmadığı saptanır. Bu damarlanma değişiklikleri servisit ile kötü huylu hastalıkların ayrımında önemlidir.


    Servisit NedenleriServisitin başarılı şekilde tedavi edilebilmesi altta yatan nedeninin tanımlanması ile ilgilidir. Eğer buna neden basit bir irritan (tahriş edici) madde ise bu maddenin kullanılmaması sorunu çözecektir.

    Altta yatan sebep bir enfeksiyon ise uygun şekilde antibiyotik tedavisi servisit problemini de çözecektir.

    Servisite neden olan en önemli üç mikroorganizma klamidya, gonore ve trikomonasdır. Bunun dışında bazı allerjik maddeler de bu duruma yol açabilir.

    Servisit Tedavisi
    Eğer servisit durumu uzamış veya altta yatan etkenin tedavisine rağmen tabloda gerileme yoksa bu bölgedeki anormal hücreleri tahrip etmek için bazı küçük cerrahi girişimler yapılabilir.

    En sık kullanılan koterizasyon (yakma), krioterapi (dondurma) ve lazer tedavileridir.

    Her üç metotta da amaç aynıdır: iltihabi dokunun öldürülerek yaranın adeta dağlanması.

    KoterizasyonKoterizasyon ısı yardımı ile tahrip etmektir. Halk arasında bu işleme "yara yakma" adı verilir.

    Kronik servisitteki en eski ve en klasik yöntemdir. Kalem şeklinde bir probun ucundan elektrik akımı geçirilerek ısı elde edilir.
    Bir kaç dakika süren işlem esnasında çok hafif ağrı olabilir. Nadiren koter sonrası oluşan nedbe dokusu rahim ağzı kanalında tıkanmalara yol açabilir.

    Kriyoterapi
    Krioterapi ise sıvı karbondioksit veya azot yardımı ile anormal dokuların dondurulmasıdır. Buna da halk arasında "yara dondurma" ismi verilir.

    Kotere göre bazı avantajları vardır. Daha az ağrıya neden olur ve daha kontrollü bir doku tahribine olanak tanır.
    Daha az nedbe dokusu oluşmasını sağlar. Bu nedenle servikal kanalda daralmaya yol açmaz.

    Tabanca şeklinde bir cihaz ile uygulanır. Bu tabancanın ucunun değdiği yerler donar. İşlem herhangi bir anestezi uygulanmadan yapılır. Son derece basit ve bir kaç dakika süren bir işlemdir.

    Lazer
    Dokuların lazer ile tahrip edilmesidir. Kriyoterapiye bir üstünlüğü yoktur.

    Tedavi şekli ne olursa olsun hücrelerin tahrip edilmesini takiben 1-2 hafta kadar süren kirli bir vajinal akıntı görülür. Bu süre zarfında lekelenme şeklinde kanamalar olabilir, bu nedenle işlemlerden sonra 3-4 hafta kadar cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir. Tamamen iyileşme bazen 6-8 hafta kadar zaman alabilir.

    Servisitten Korunmak İçin Önlemler

    *Servisitten korunmak ya da erken dönemde teşhis edilmesini sağlamak için bazı basit önlemler yeterlidir.

    *Çok emin olmadığınız kişiler ile ilişkiye girmeyin. Partnerinizde gonore belirtileri varsa hemen doktorunuzla görüşün. Şüpheli ilişkilerinizde prezervatif kullanın.

    * Vajinal akıntı varlığında muayene olmayı geciktirmeyin.
    Herhangi bir şikayetiniz olmasa bile yılda bir kez jinekolojik muayeneden geçin ve mutlaka smear aldırın.

    * Kokulu tampon, deodorant, pudra gibi irritan maddeleri asla kullanmayın.

    * Vajen içini suyla veya sabunla kesinlikle yıkamayın. Çünkü o bölgenin doğal asidik bir ortamı vardır. O ortamın bozulması sizi enfeksiyonlar açısından riske atacaktır.

    * İç çamaşırlarınızı sık sık değiştirin ve sentetik olmayan pamukluları tercih edin.

    * Tuvalet sonrası temizliğinize dikkat edin. Her zaman önden arkaya doğru silin, arkadan öne değil.

    Servisit Kronikleşirse...
    Serviks enfeksiyonu kronikleşirse servikal kanal etrafında Naboth bezlerinde kistleşmeler yapabilir. Bu durumda dondurma ve yakma işlemeri gerekli hale gelebilir
    ____________________________________________________________________________________________________________________________________
    Meme kanserinin belirtileri
    ___________________________
    Meme kanserinin belirtileri

    Meme kanseri erken döneminde hiçbir belirti göstermeyebilir. Genellikle ağrı da hissedilmez. Kanser ilerledikçe aşağıdaki belirtiler ortaya çıkmaya başlar.

    v Meme dokusu içinde elle hissedilebilen ve genellikle ağrısız olan bir sertlik ya da şişlik olabilir. Bu gibi kitleler henüz daha elle hissedilemeyecek dönemlerde bile mamografi ile tespit edilebilir.

    v Koltuk altında şişlik ya da sertlik şeklinde bir kitle olması.

    v Memede alışılmışın dışında bir ağrı olması.

    v Memede şişlik, çukurlaşma, düzleşme gibi gözle görülebilen değişikliklerin olması, elle muayenede hissedilemeyen bir kanserin belirtisi olabilir.

    v Meme büyüklüğünde, şeklinde, yüzeyinde değişiklikler olması, meme sıcaklığında artış, kızarıklık, meme derisinde portakal kabuğu gibi buruşuk bir görünüm oluşması.

    v Meme başında içeriye doğru çekilme, gamzeleşme, kabuklanma, yara oluşumu, kaşıntı, yanma hissi olması.

    v Meme başından akıntı olması.

    v Deri yüzeyinde mermer görünümü oluşması.

    Memede bu gibi belirtilerden bir ya da birkaçının izlenmesi mutlak bir kanser olduğu anlamına gelmez. Bu belirtiler kanser dışında aşağıda belirtilen hastalıklardan da kaynaklanabilir. Ancak daha detaylı bir araştırma ve kesin teşhis için konunun uzmanı bir doktora başvurulmasını gerektiren durumlardır.

    Kanser dışında memede ortaya çıkan hastalıklar:

    Fibrokistik hastalık: Memenin en sık rastlanan hastalığıdır. Kadınların %60’ından fazlasında olduğu tahmin edilmektedir. Fibrokistik hastalık 30-50 yaş aralığında sık olarak ortaya çıkar. Meme elle muayene edildiğinde meme dokusunun içinde mercimek tanesi şeklinde küçük çaplı bir çok şişlikten dolay memenin içi pürtüklü gibi hissedilir. En sık olarak memede üst dış kadranda gelişir, ancak tüm meme dokusu içine de yayılabilir. Kanser riski taşımaz.

    Fibroadenom: Fibrokistik hastalıktan sonra ikinci sıklıkta görülen meme hastalığıdır. Tek ya da her iki memede, bir ya da birden fazla sayıda olabilir. Genellikle genç yaşlarda ortaya çıkar. Memenin içinde lastik kıvamında, hafif sert, ağrısız, çapı 2-6 cm arası, düzgün yüzeyli iyi huylu kitlelerdir. Cerrahi bir müdahale ile çıkarılarak tedavi edilebilir.

    İntraduktal papillom: Genellikle meme başı akıntısı ile kendini belli eder. Çok küçük olduğu için dışarıdan elle hissedilmesi zordur. İntraduktal papillom, meme başının altındaki süt kanallarının içinde oluşur, devamlı ve çok miktarda salgı yaptığı için meme başı akıntısına neden olur.

    Basit kistler: Orta yaşlı kadınlarda daha sık olarak rastlanan bu kistler, zararsız, içi sıvı dolu keselerdir. Çapları 1-2 cm den 5-6 cm ye kadar değişir. Tek ya da her iki memede, bir ya da birden fazla sayıda olabilir.

    Yağ nekrozu: Meme bölgesinin bir travmaya maruz kalması sonucu yağ dokusunda oluşan harabiyete bağlı olarak ortaya çıkan bir şişliktir.

    Memede kalsiyum birikimi: Memede kalsiyum birikimi sıklıkla rastlanan bir durumdur. Mamografi çekildiğinde kendini gösterir. Zararlı bir durum değildir, ancak bazen bir kanserin belirtisi olabilir.

    Mastit: Meme dokusunun iltihaplanmasıdır. Genellikle emziren kadınlarda rastlanır. Memede ağrı, şişlik, kızarıklık ve sıcaklık artışı izlenir.

      Forum Saati Cuma Kas. 16, 2018 9:01 am