Sitemizden daha iyi faydalanmak için giriş yapın.Eger kayıtlı degilseniz kayıt olun...

    ESKİŞEHİR İLİMİZ

    Paylaş
    avatar
    ErKuT

    Mesaj Sayısı : 304
    Yaş : 26
    Nerden : FaTsA!..
    Rep puanı : 0
    Points : 2377
    Kayıt tarihi : 31/08/08

    Puanlar
    Puan grafigi. Puan grafigi.:
    1000/100  (1000/100)

    ESKİŞEHİR İLİMİZ

    Mesaj tarafından ErKuT Bir Perş. Nis. 02, 2009 4:33 pm

    Adı, tarihte burada Dorylaerum adlı bir Fryg kentinin kurulmuş olmasından Eskişehir konulmuş.
    Genç cumhuriyetin ilk sanayileşen kentleri arasında yer aldı, bu alanda epeyce de yol katetti ama ülkemizin tahıl ambarlarından biri olma özelliğini koruyor.

    Porsuk çayı
    Ortasından geçen Porsuk Çayı kenti ikiye bölüyor. Ortasından su geçen kentler genellikle güzel olurlar, akarsu ayrı bir güzellik katar kentlere. Bir zamanlar Eskişehir de böyleydi, Porsuk’un kıyısındaki Yalaman Adası denilen ama aslında ada değil kıyı olan yer yaz geceleri neredeyse bütün kentin dolaşmaya çıktığı, onlarca yazlık sinemanın tıklım tıkış olduğu, çay bahçelerinde yer bulmanın sorun olduğu bir gezi yeriydi. Porsuk’un kıyısında kayıklar dururdu, saatle kiralanan kayıklarla gençler yarışırlar, bazen de aheste kürek çekişlerle kızlara hava atarlardı. Aileler de binerlerdi kayığa. Bu yüzdendir ki, hiç deniz görmemiş Eskişehir delikanlıları kürek çekmekte nice deniz çocuğunu yaya bırakırlardı.Bu kara kentinin insanları iyi yüzerler, yüzücülük yalnız Porsuk’tan gelmez, hamamların havuzlarıyla da desteklenir.

    Hamamlar
    Doğal sıcak sulu ve ısıtma gideri olmadığından giriş fiyatı oldukça hesaplı olan hamamların hemen hepsinde yüzülecek büyüklükte havuzlar vardır öteden beri. Yazın Porsuk’ta kışın Yeni Hamam’ın havuzunda (en büyük havuz oradaydı) idmanlanan gençler yolları denize çıkarsa hiç yadırgamaz, suları kulaçlamaya başlarlardı. Hamamlar duruyor ama Porsuk artık öldü.

    Bu arada Porsuk kirlendi, kentin lağımları çaya verilmişti çoktan. Yalaman Adası apartmanların saldırısına uğradı. Bugün kenti ikiye ayıran Porsuk ne yazık ki kente güzellik katan değil, kirlilik taşıyan bir akarsu haline geldi.

    Eskişehir’in hayatında bir de hep tren olageldi. Vagon yapılan cer atelyesinden başlayıp lokomotif fabrikasına uzanan bir demiryolu sanayisi ve kavşakta olduğu için trenlerin hep Eskişehir’den geçmesi kentin kaderine demiryolunu yazmıştır sanki.

    Tarih
    Kentin eski dokusu kısmen Odunpazarı’nda görülebiliyor. 1220’de yapılmış Alaaddin Camisi günümüze ulaşabilmiş tek Selçuklu, 1525’de yapılmış Kurşunlu Camisi de (Mimar Sinan’a malediliyor) tek Osmanlı yapısı. Eski evlerden epeyce ayakta kalan var. bazıları da çok bakımlı.

    Arkeoloji Müzesi
    Kurşunlu Camisi’nde açılan 1974’de yeni binasına taşınan Arkeoloji Müzesi Şehitlik diye tanınan semtte, Cumhuriyet Lisesi arkasındadır. Kent ayakta kalan tarih açısından çok zengin sayılmasa da müze çevreden bulunan eserlerle zengindir ve gezmeye değer.

    Lüle Taşı
    Kolay işlenen ve az bulunan. Lületaşı Türkiye’de yalnız Eskişehir’de çıkmaktadır. Çeşitli süs eşyaları yanında pipo yapımında kullanılan lületaşı kentin önemli ihraç ürünlerinden biridir.

    Yazılıkaya
    Eskişehir yakınlarında ve Anadolu'nun ilk halklarından Friglerin en önemli dini merkezi... Frig yazısı henüz çözülemediği için bu büyük dini merkezdeki anıt kayada neler yazdığı bilinmiyor... Bir gün,Yazılıkaya'nın sırrı çözüldüğünde insanlık tarihinde yeni bir sayfa açılacak...

    Kaya özenle yontulmuş... Geometrik şekillerle süslenmiş... Anıt yapılmış... Üzerine yazılar yazılmış... Latin abecesindeki büyük harflerle ''BABA'' yazıyor... ''ATES'' yazıyor... Frig yazısı okunuyor, fakat ne yazdığı anlaşılamıyor. Üzerindeki yazılara anlam verilemeyen kayaya ''Yazılıkaya'' deniyor.

      Forum Saati Paz Ocak 20, 2019 12:43 pm