Sitemizden daha iyi faydalanmak için giriş yapın.Eger kayıtlı degilseniz kayıt olun...

    Alır Götürür İstanbul...

    Paylaş
    avatar
    Krall100

    Mesaj Sayısı : 161
    Yaş : 28
    Nerden : Ankara
    Rep puanı : 0
    Points : 1253
    Kayıt tarihi : 02/09/08

    Puanlar
    Puan grafigi. Puan grafigi.:
    1000/200  (1000/200)

    Alır Götürür İstanbul...

    Mesaj tarafından Krall100 Bir Paz Nis. 05, 2009 1:36 pm

    ALIR GÖTÜRÜR ISTANBUL..

    Gültekin Çizgen Fotografları ve Cüneyt Ayral Şiirleriyle "Alır Götürür Istanbul" sergisi 3 Nisan - 25 Nisan arasında Odakule Sanat Galerisinde yer alacaktır. Sergi Uluslararası Istanbul Beyoğlu Şiir Festivali Programı içinde yer almaktadır.

    Gültekin Çizgen Sanat Yaşamının 50.yılında.. Cüneyt Ayral Sanat Yaşamının 40.yılında..









    "Alır Götürür İstanbul, götürür de nereye götürür?

    Bindokuzyüz bilmem kaç yılında Pera Palas Oteli'ndeki danslı akşam yemeklerine,

    Safiye Ayla'nın İstanbul'un daki gazino eğlencelerine, tramvay arkasına asılıp gezen

    yaramaz çocukların macera düşlerine, naniye limoon okaliptüs sesleriyle çınlayan

    1960'lı yılların Kadıköy vapur iskelesine götürür.

    Götürür de nereye götürür, bay Franguli'nin erken sabahlarında özenle yerleştirdiği vitrinine,













    Diamanştayn ustanın, Mustafa Kemal'e gidecek armağanı hazırlarken ellerinin titremesine,

    banliyö treninden sarkan insanların ulaşım çilesine ,



    Haydar Paşa da İstanbul'a şaşmış köylü kadınların gözlerine,

    nasıl olmuşsa olmuş yıkılmaktan kurtulmuş, gözyaşı damlası gibi duran cumbalarına Yüksek Kaldırım’ın götürür İstanbul.

    İstanbul bir maceradır başlı başına, acımasız, nasılsın diye sormaz, alır götürür insanın gönlünü ama Ayşe olur ama Anuşka ama Marika, bir sevdadır gönülleri büyütür".


    GÜLTEKİN ÇİZGEN “sanatta 50.yıl”

    1940 yılında İstanbul’da doğdu. Yaşamının 50 yıllık profesyonel sanat sürecinde audiovisual fotoğraf, illüstrasyon ve sanatsal cam üretti. Çalıştığı tüm alanlarda basılı eser verdi ve müze koleksiyonlarına girdi. Sanatsal fotoğraf ve meslek uygulamaları alanına yetiştirdiği onlarca yeni isim kazandırdı. Dönemini ve sonraki kuşakları sanat ortamındaki “yerlilik” duruşuyla, yapıp etmeleriyle derinden etkiledi.







    Fotoğrafları ülkesinde ve yurt dışında 13 ülkede, Almanya, Fransa, İsviçre, İtalya, Çin Halk Cumhuriyeti, Kanada, Meksika, Brezilya, Kore, Hindistan, Hongkong, Moğolistan ve Rusya’da solo olarak sergilendi. Yapım ve yönetimini üstlendiği yüzlerce multivizyon programı ABD’den Kazakistan’a kadar 24 ülkede gösterildi.

    Çizgen, fotoğraf alanında 16 adet albümü, deneme, teknik gezi ve anı alanlarında 16 adet kitabı, resim ve cam alanında 12 adet katalog ve albümü olmak üzere , 44 adet yayının yazarıdır.

    Yeni Fotoğraf Dergisinin kurucusu Çizgen, Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Enstitüsü kurucu onur üyesi ve Profesyonel Tanıtım Fotoğrafçıları Derneği kurucu başkanıdır.

    Çizgen, 500 bin adetlik diatekiyle çeşitli tanıtım projeleri içinde profesyonel fotoğraf uygulamalarını sürdürmektedir.

    Gültekin Çizgen, yeni sanatsal projeler peşinde çalışmalarını yoğun olarak İstanbul’da sürdürmektedir.

    CÜNEYT AYRAL “sanatta 40.yıl”

    Cüneyt Ayral 1954 yılında İstanbul’da doğdu. Orta ve yüksek öğrenimini Ankara’da tamamladı.

    Ankara Fotograf Sanatçıları Derneği’nin (AFSAD) kurucu genel sekreterliğini yaptı.

    Erken yaşında başladığı gazetecilik ve yazarlık uğraşını hiç kesintisiz sürdürdü.

    Yayımlanmış onbeş eseri ve bir gazetesi olan Ayral, bir dönem sanayicilik de yaptı.

    Oluşum, Yazko, Süreç, Şiir-lik, Gösteri vb pek çok dergide şiirlerini yayımladı. İlk yazısı 1969 yılında yayımlanan sanatçının bu yıl 40’ıncı sanat yılıdır.

    1996 yılında Fransa’ya göç etti, 2008 yılından bu yana Paris – İstanbul arasında yaşamakta, yazarlık ve radyo – televizyon program yapımcılığı - sunuculuğu ile uğraşmaktadır.






    Sana, o resmini


    çektiğim kırmızı cumbayı

    göstereceğim. Şimdi yerinde

    yeller esiyor.


    O cumbalı yapıyı,

    Yeniçerilikten atılma,

    ''haçlı'' bir usta yapmış.


    İşte o yapı, yapılmadan

    önce, olduğu yerde

    Ceneviz'li bir gemici,

    sevgilisini özlemiş

    Venedik Limanı'ndaki

    o koca memeli, geniş kalçalı

    sevgilisini. Yere bağdaş kurmuş.

    Ağlamış onun için/

    Gözyaşı gibiydi o cumbanın

    alttan görünüşü

    yol yol gözyaşı gibi.


    Hep seni düşünüyorum

    Galata'nın sokağında,

    yıkılan cumbalı kırmızı

    evin orada.











    12 Mayıs 1979

    Bir kadın mı vardı,

    sen miydin

    ardından koştuğum,

    özlem miydi, bilmiyorum.

    Yenilmeden sevdasızlığa,

    Markiz Pastanesi'nde

    içtiğimiz son çay mıydı

    karşılıklı ve senin hiç bulunmadığın.

    Park Otel eskisi

    kahve fincanıyla

    Şark Kahvesi'nin yıkılırken

    resimlerinden geçtik...

    Öpülmek eskisi fotograflarına

    o İstanbul'u anlatıyorum

    Pera'nın arka sokaklarını,

    yıkılmış, tarihi yazılmış/yazılmamış.

    Afişlerde yangın

    Beyoğlu oğlanlarını,

    Fatih'ten hep ünlü çıkar

    Yeşilçam'ın kadınları

    ne güzeldir, ne güzel

    Beykoz sırtlarından yayılan

    taze ceviz kokuları

    Ne çok sevdaya

    ne çok gemi yanaşır

    Beşiktaş İskelesi'nde.

    Öyle bir şenlik işte İstanbul

    seni sevmek gibi bir şenlik.


    Tünel'den çıktılar,

    önlerine bakmadılar.

    Narmanlı Yurdu'nu görmediler

    Fikret Mualla'nın düşünü,

    çiğneyerek çıktılar Beyoğlu'na.

    1933 Mimoza Şapkacısından

    lahmacun aldılar.

    Boyalı, pudralı

    belki de mini etekli

    kadın ellediler.

    1943, Hohner Marka akordeon

    çöpe atılmış.

    Taksim'e vardılar,

    geride sağlı sollu

    yıkık bir cadde bıraktılar.

    ''Yıkılmış gavur kaldırımları

    tamir edilmeyecek''

    1988'in öfkeli erkek kalabalığı

    sarıyor her yanı.

    ALINTIDIR.
    İstanbul düştü!

      Forum Saati Paz Ara. 17, 2017 1:42 am