Sitemizden daha iyi faydalanmak için giriş yapın.Eger kayıtlı degilseniz kayıt olun...

    KÜRŞAD ALBAYRAK

    Paylaş
    avatar
    Krall100

    Mesaj Sayısı : 161
    Yaş : 28
    Nerden : Ankara
    Rep puanı : 0
    Points : 1253
    Kayıt tarihi : 02/09/08

    Puanlar
    Puan grafigi. Puan grafigi.:
    1000/200  (1000/200)

    KÜRŞAD ALBAYRAK

    Mesaj tarafından Krall100 Bir Paz Nis. 05, 2009 1:42 pm

    Kural çiğneyeni çeviren polis, ihmal-saygı-sevgi-hoşgörü neticesi kaza ve yitirilenler, köşe dönen resmi konvoy, otomobil yanında at arabası, bekleyenler, yarışanlar, fırsatçı gecekondular yanında yükselen fırsatçı beton-çelik kuleler, göz kamaştıran sahne ışıkları, kalabalık içinde saydamlaşan yalnız insan, bir gün kesilecek ağaç gövdesine dayanmış bir an için başka dünyalara ve zamana yelken açan genç sevgililer, içinden çıktıkları dalgalar arasına birazdan geri döneceklerini düşünen soluklanmak için kafelere çıpa atmış olanlar, uçsam kaçsamcılar, gün sayan miskinlik özlemi içindekiler, kırsaldan kopup kente göçenlerin getirdikleri, zaman-mekan içindeki yetişememe, ulaşamama, yaşayamama duygusu, resmi-özel, kişisel-grupsal karşılaşmalar, birleşmeler, ayrılmalar, etkileşimler, kültürsüzlük, eğitimsizlik, insanların ve değerlerin yitirilişi, mekana-zamana-vak’aya direnemeyip şekil-tarz-tavır-kimlik değiştirişimiz, bitmez bir alış-veriş, tükenmez bir veriş-alış ve İstiklal ve Nostalji. Hepsi bizim için insan kardeşler..

    Bir koşuşturmadır gidiyor. Nereye gidiyoruz, duvara mı, girdaba mı, kumsala mı.. Hepsi geçici, herşey geçici !

    Bir an bu keşmekeşin dışına çıkıp dışarıdan içeriye bakan sanatçının gördüğünü herhangibir yüzeye herhangibir teknikle ama muhakkak plastik bir dille aktarımı sanatsal bir eylem ve tarihi belge düşümüdür.

    Bir resime bakarken tuvaldeki anı hissedebilmek, geçmişi düşünmek, geleceği öngörmek, tüm bunları estetik ve plastik gözle, renk-biçim-konsept bütünlüğü içinde görebilmek ve yaşayabilmek sanatçı ve sanatseverin ayrıcalığını ve ortak paydasını oluşturuyor, bu niteliğin bedeli yok.

    Necip Yeşiltepe / Mart 2008

    Genç, Özgür, Etkili, Duygucu

    Karşı karşıya gelir gelmez birbiri içine akışmış, canlı değil ama bol renkli gazete sayfalarının zenginliğiyle doludur Kürşad’ın resimleri.

    Egzost ve baca dumanları resimlerini kirletir. Şehirlerin, sokaklardaki kalabalıkların yansımasını, içte izler bırakmasını veya bu izleri nostaljik bir görünüm gibi boyayan bir sanatçıdır. Caddeleri ve içindeki her şeyi olduğu gibi, bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ancak belleğinde yer ettiği gibi ya da bir fotoğrafı dönüştürerek izlenimler oluşturarak anlatmayı dil olarak seçmiştir. Bir trafik kazası dahi, onun duyumuna bağlı olarak anlatılır. Bu fotoğrafın kendisinin vereceğinden bambaşka bir şeydir. Sahne, hemen kapıdan dışarı adımımızı atar atmaz içine düştüğümüz şehrin, onun fırçasıyla içinde kaybolduğumuz hengâmenin kendisidir. Sahnede genelde insan yığınları ve taşıtlar vardır. Gelenler ve gidenlerden bir göz kırpması kadar kısa bir andan alınmış bir enstantanedir bu. İnsanlar karıncalar gibidir. Hiçbiri öne çıkarılmaz. Film setindeki figüranlar gibi gelir giderler. Şehirler büyüdükçe sakinliğin çok daha uzağa gittiğini, bazen bir at arabası, bazen de çok uzakları işaret eden bir uçak gösterir. Manet, ‘Normandi Treninin Gelişi’ resmini buharlı lokomotifin keşfinin tutkusuyla yapmıştı belki. Zaman lokomotifin bacasından çıkan buharın havada yükselişiyle donuvermiştir. Zaman Kürşad’da da önemli bir yerdedir. Zamanı okuldan kaçan iki sevgilinin bir ağacın kuytusunda birbirlerine sokulmalarıyla durduruverir. O an hep belleklerdedir. Hayal bulanıklaştıkça fırçasında soyut betimlemelere dönüşmüştür. Fırçası etkili ve duygucudur. Sanat tarihinde Francis Picabia’ya ya kadar uzanan, üst üste bindirme tekniğini uygular. Bu ona zaman, mekân, varlık, yokluk kavramlarını resminde tanımlaması için fırsatlar verir. Bu yönüyle saydamlaşan bellek izlenimleri üst üste gelir. Bugün Kürşad’ı bir ‘izm’ içinde değerlendirmek doğru olmaz. Ancak İzlenimcilik, ilk çıkış olarak ve her şeyden önce özgürlüğün kendisi ise Kürşad’ın da fırçası genç ve özgürdür.

    Hakan Pehlivan / 2008 Kayseri

    Kent İçi -Dışı Hareketlilik, Kentsel ve Mekânsal Aktörler

    Bu sergimin konsepti kent kimliği ve şehir hayatının hızlı yaşamını yansıtan bir serüvenden doğuyor. Binalar arasına sıkışan insan silüetleri, taksiler, yaşamı belgelercesine “ben de oradaydım” demekteler. Anı belgeliyorlar. Umursamaz tutumuyla bir kenarda sereserpe yere uzanmış gençler zaman öldürüyor. Herkes bir yere ulaşma peşinde. Aceleyle işine yetişmek isterken geç kalan bir araç sahibi polisten ceza yiyor, bir diğeri kaza yapıyor ve izleyene yaşama dair kesitler sunuyor. İşte kent kimliğinin görünen karakteri de burada oluşuyor.

    Bu hareketlilik aslında çağın insanına ve Türk insanına bakmak yaşanılanı hissetmek, zeminde yitirilen kültürel değerler, çağdaş kimliğimiz, geleneklerimizi değerlendirerek çağdaş bakış açısıyla plastik değerler olarak resme bakabilmenin gücü, tüm dinamikleri içinde barındıran Anadolu ve İstanbul’un yani coğrafi anlamlarla keşiflere çıkarak kültürel olguların nasıl şekillendiği (insan kimlikleri, yalnızlık, kent üzerindeki trafik keşmekeşliği) ve bu tür görsel algıda ilgiyi canlı tutan yaşamsal alanlar, geçicilik bağlamı, her gün her an etraftan biriktirilen malzemelerin günübirlik ifadeciliği, resmi konvoy, patlamalar yani özel hayatla genel hayatın birleştiği sıradanlıkları estetik bir dille aktarabilmek konseptin özeti aslında. Bu dilin oluşumunda dijital imge ve teknolojiden de faydalanarak birtakım kalıplara bağlı kalmadan yeni karşılaştırmalar ve çözümlemeler üretebilmek te algının biçimlendirilmesinde rol oynadı sanırım.

    Tabi bunlar amaçladıklarım ve resimlerimin oluşma süreci, sanıyorum kendini yinelemeden, kendini sorgulamak önemli olan!

    Kürşad Albayrak / Mart 2008

    ALINTIDIR...

      Forum Saati Paz Ara. 17, 2017 1:34 am