Sitemizden daha iyi faydalanmak için giriş yapın.Eger kayıtlı degilseniz kayıt olun...

    Klasik Dönem Yunan Heykel Sanatı

    Paylaş
    avatar
    Krall100

    Mesaj Sayısı : 161
    Yaş : 28
    Nerden : Ankara
    Rep puanı : 0
    Points : 1253
    Kayıt tarihi : 02/09/08

    Puanlar
    Puan grafigi. Puan grafigi.:
    1000/200  (1000/200)

    Klasik Dönem Yunan Heykel Sanatı

    Mesaj tarafından Krall100 Bir Cuma Nis. 10, 2009 10:50 pm

    Yıllar süren çaba ve denemeler sonunda, Yunanlı1ar mermer üzerine insan tipi işlemekte büyük ba­şarı sağladılar. Ortaya çıkardıkları eserlerde, ku­sursuz denecek bir taklide eriştiler. Diğer taraftan tunçtan dökülen figürlerde de aynı başarıyı gösterdiler.

    Klâsik Yunan heykeltıraşlığında en büyük yenilik, heykellerin frontal du­ruşlarımı! değişip, vücutların ağırlığının bir bacak üzerine verilmesidir. Böy­lece heykelin ana ekseni düz bir çizgi yerine, eğri bir çizgiye dönüşmüş, ya­pılan heykeller doğal gerçekliğe kavuşturulmuştur. Arkaik heykellerdeki sertlik, yerini yumuşak bir üslûba terketmiştir.

    Klâsik tarzdaki gelenek devam ettikçe, sanatçılar dikkatlerini belirli kişi­lerin özelliklerini yansıtan çalışmalara çevirmişler, böylece portre sanatı gelişmeye başlamıştır.

    Bu çağda büyük sanatçı isimleriyle karşılaşırız. Aşağı yukarı birbirinin çağdaşı olan Myron (Miron), Phidias (Fidyas) ve Polycletos (Polikletos),V. yy. Yunan heykelini temsil ederler.

    Myron, heykele hareket getiren insan olarak bilinir. Ünlü "Disk Atan At­let" heykelinde, birbirine zıt olan hareketler arasında belli bir durgunluğu ve donukluğu sağlayabilmiştir.

    Perikles zamanında Atina şehrinin yeniden inşasını yöneten Phidias, Partenon Tapınağı için altın ve fil dişinden yaptığı "Atena"sı ve Partenon frizleriyle tanınır. Ancak, Phidias'a ait eserlerden bu güne kalabilenler, Partenon'daki frizlerden kalan bazı kısımlardan ibarettir. Gerek bunlardan ve gerekse Romalıların yaptığı kopyalardan, Phidias'ın gerçekçi, heyecan duygusunu.veren, insan vücut ve elbise kıvrımlarım oldukça yumu­şak biçimde yansıtan bir sanatçı olduğunu anlamaktayız.

    Polycletos; "sanat" konusunda kitap da yazmış olan sanatçı, insan vücu­dunu ideal ölçülere bağlamıştır. Ona göre ideal insanın boyu, baş yüksekli­ğinin yedi mislidir. Ayrıca o, Arkaik dönemin frontal heykellerindeki simetri arzusuna son vermiş, simetriyi karşılıklı kitlelerin aynı oluşunda değil, den­gesinde aramıştır. Örneğin, sol bacağın biraz geriye alınmasına karşılık, baş biraz sağa döndürülürse denge sağlanmış olacaktır.

    M.Ö. IV. yy.'ın ünlü Yunan heykeltıraşları Scopas (Skopas), Praxitelos (Praksiteles) ve Lysippos (Lizippos)'dur.Scopas'm eserleri Bodrum Mousoleumu'nda bulunuyordu. Yaptığı hey­kellerde tanrı ya da insanlar; hiddet ve heyecan gibi hâllerde tasvir edilmiş, yam duygular insan yüzlerinde yansıtılmıştır.

    Praxitelos ile birlikte Yunan sanatına çıplak kadın heykeli girmiştir. Onun zamanında dine bağlılığın azalması veya dinî anlayışın farklılaşma­sının bir sonucu olarak, tanrılar, oldukça insanlaştırılmış, bunlar daha çok belirli bir iş yaparken gösterilmeye çalışılmıştır. Ünlü heykelleri arasında Çocuk Diyonizos'u Kolunda Taşıyan Hermes örnek gösterilebilir. Hermes heykeli her bakımdan doğal, içinden geldiği gibi duran ve kusursuz bir ora­na göre sapılmıştır. Ancak, Diyonizos heykelina eki oran, Hermes'teki kadar uyumlu değildir.

    Alıntıdır...

      Forum Saati Paz Ara. 17, 2017 1:40 am